BurgazNet.Com

Lüleburgaz Net'te..


Genç Fenerbahçeliler Lüleburgaz
"Evde ailemizi, okulda defterimizi, şehrimizde sevgilimizi bıraktıkta geldik FENERBAHÇEM!!"
Şehrimizin en büyük taraftar gruplarından Genç Fenerbahçeliler temsilciliğinden birkaç arkadaş ile yaptığımız röportaj sitemizde.. Daha doğrusu röportaj değil, tribün hayatını anlatıyor arkadaşlar..
"Toplu halde bir maça gitmek istesek en azından 2 hafta önceden karar vermiş olmalıyız.. Hazırlanan afişler beğenilmeyen fiyatlar, başvuru yerleri derken sadece telefon numarası yazmamızın yeterli olacağını düşünmemiz.. Ve o soğukta titreyen eller ile gecenin bir yarısı İstanbul Caddesindeki afiş operasyonlarımız.. Günler geçer başvurular olur veya olmaz maça gidilecek kişi sayısı belirlenir. Maçtan üç gün öncesi için bizim için en zorlu günler başlar.. İlk önce bilet derdi.. Biletlerin çıkış fiyatı temsilen söylüyoruz 25 YTL ise biz toplu alacağımız için aracılara 30 YTL ödemek zorunda kalırız. Tabi bazen bu olmaz 25'tende bilet bulduğumuz olur e bazen de hiç bulamayabiliriz. Neyse ki bugüne kadar biletsiz kalmadıkta sadece az bilet alma sorunumuz olmuştu. Zaten böyle durumlarda da ne yapacağımızı şaşırırız. Hadi grubun çekirdek kişilerinin biletlerini başkalarına veririz, sonra kendimize bilet ararız, ya buluruz yada bulamayız.. Zaten Kadıköy'de Bade Birahanesi vardır. Maç öncesi oraya gittiğimizde Salim abi vardır derki "Size yer ayarlayayım mı? Bugün yine işler karışık gibi.." Bizden de cevap "Ayarla be Salim abi kim bilir belki bu maçı da burada izleriz.." Ah bide stadın yanında iken o maça girememek bide Fener yenmez mi işte delirme de ne yap.. Neyse bilet, otobüs işleri derken tüm hayatımızı aksatır, organizasyon işleri peşinde koştururuz. Hatta çok yakın zaman başımıza büyük talihsizlikler geldi.. R. Zaragoza maçına yaptığımız organizasyon da otobüs ve bilet işleri tamamen yolunda giderken maça bir gün kala otobüsçü aradı ve "Kardeşim otobüs bozuldu. Başka otobüs ayarlayın. Kusura bakmayın." dedi. Yok abicim biz kusura bakarmıyız maça bir gün kalmış verdiğin habere bak.. Zaten aksilik olmadan geçireceğimize şaşırıyodum. Gece saat 2 olmuş biz terminalde fabrika servislerini bekliyoruz. Her gelen otobüsçüyle makul fiyatta anlaşma sağlamaya çalışıyo
ruz. Bir yanda Aloş Abinin ızgaraları bir yanda bizim soğuk terlerimiz.. Neyse ki biraz pahalıda olsa bir otobüsçü ile yarın sabah görüşmek üzere ayrılıyoruz mekandan.. Tabi tüm Trakya'da ünlü Aloş abinin ızgarasını yedikten sonra.. Sabah 8de tayfa yine buluşuyor. Otobüsçüye gidiyoruz neyse kaporasını veriyoruz. Halloldu her şey diyoruz. Tabi bir sorun daha çıkıyor. Otobüs 1'de gelecek iken 2buçukta geliyor. Neyse onu da atlattık. Son gece artık bizde hem stres hem de Saraçoğlu'nun o büyüleyici atmosferine tekrardan girecek olmanın verdiği heyecan ile uyunmaz zaten.. Bazen sabahın erken saatlerinde 9 gibi yola çıkarız. Kahvaltı bellidir zaten.. 2 poğaça alırız Mundo'dan, 6 şişe (ne şişesi olduğu kişiye bağlı tabi..) Kırgız'dan işte bir kişilik kahvaltı menümüzü yaptık. Geç geleni sayım çalışması derken yola çıkılır. Gidişte kimse uyumaz ilk önce kahvaltıya başlanır. Ardından bestelere.. İlk önce Galatasaray'a, sonra Beşiktaş'a en sonunda da uzun uzun Tekirdağ'a besteler söyleriz. Zaten Lüleburgaz spor maçına bir kere gelen kişi bizim için Tekirdağ'ın ne kadar önemli olduğunu bilir:)) Bide bu arada unutmayalım kendi aramızdaki söz sataşmaları mesela son maçta Tombalacı Volkan'da bizimleydi e bestemizde hazırdı tabi... "Çıkmaz Demeyin, Şansınızı Deneyin, Tombala Volkaan"  Neyse eğlenceli bir yolculuk ardından otoban çıkışında bir çiş molası ve ardından otobüsün arkasında kısa bir Lay Lay çekeriz. Tabi geçen tüm araçlar da bize korna ile eşlik ederler. Gişelerde, köprüde diğer araçlara sataşmadan da yapamayız zaten.. Neyse ki Kadıköy'e salı pazarına gireriz ve otobüsten inilir. Buluşma saati belirlenir. Ayrılırız, isteyen yemek yer isteyen Fenerium vs. gezer.. Tribünde tekrardan büyük bir çoğunluk buluşur. Tribüne girdiğimizde ilk aklıma eski bir pankart gelir bize olarak uyarlanmış haliyle söylüyorum.. Evde ailemizi, okulda defterimizi, şehrimizde sevgilimizi bıraktıkta geldik Fenerbahçem.. Gerçekten çok hoşuma giden bir söz.. Hiç susmayan tayfalardan biridir Lüleburgaz tayfası.. Zaten her yönümüzle belli ederiz kendimizi:) Stad ta acıkırız. Bir köfte ekmek bir kola alınır. Ödenen fiyat 8 YTL.. Niye mi bu kadar pahalı isterseniz bunu oradan bir köfteciye soralım... "Burası Fenerbahçe Cumhuriyeti" cevabını yapıştırırlar.. Neyse tribün reisleri ile görüşürüz.. Çoğu Lüleburgaz GFB'yi bilirler. Zaten devamlı Migros tribün amigoları GFB'nin abileridir. Başta isim vermem gerekirse Sefa Abimiz, Yücel abi, Aykut abi, Arap Erkan vs.. Hatta bir maç öncesi Lüleburgaz GFB Başkanımız Osman koridorda Sefa abiyle konuşuyordu sonra bizim yanımıza gelirken Sefa abi arkasından seslendi ve şunları söylemiş.. "Osman dikkat edin tribünde şuan ki yerinizde çok kavga çıkarıyorlar, biraz daha üstlere çıkın isterseniz.". Osman'da "Sağol abi düşündüğün için.." demiş ve yanımıza geldi. Kısaca bu kadar iyi diyaloglar içindeyiz abilerimizle.. Neyse tribünde Samanyolu, Lay lay derken maç başlar.. Maçta hiç durmadan bağırırız.. Yeneriz veya yeniliriz ama içimizde hiç pişmanlık olmaz.. Maç sona erer çıkışta Kadıköy'ün bizce ünlü Eşek Köftesi ve ayranıyla otobüse doğru yürürüz. Bu arada eşek köftesi stad çıkışında satılır ve 1 YTL'dir. Bazen daha da ucuzlayabilir:) Dönüş sırası arka 5li hiç uyumaz hep konuşur. Besteler dönüşte pek söylenmez. Daha çok maç yorumları ve geyik muhabbetler döner.. Gece 2-3 derken Lüleburgaz'da oluruz sessiz bir ayrılış sonrası bazen çorba içmeye bazen de evlerimize dağılırız. O mutluluk verici yorgunluktan sonra yatak dar gelir bizlere..

  Yazı Hakkında Yorum Yapmak Veya Lüleburgaz GFB İle İrtibata Geçmek İçin Tıklayınız..

Ana Sayfa